Felsefe Bir Dersin Ötesinde Eğitimin Merkezinde Olmalı!
- 21 Mar 2018
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 10 Ağu
Felsefe yapmak ile felsefeyi öğretmek arasında bir fark var. "…nedir?", "…iyi mi?", "…doğru mu?" gibi sorular sorarak birini felsefi bir soru hakkında düşünmeye davet edebiliriz. Doğru yöntemle bunu yaptığımızda felsefenin bilgisini anlatmayız, felsefe yaparız. Birine yıllarca filozofların bu sorulara ne cevap verdiğini anlatırsanız felsefenin bilgisini aktarır, fikirlerin tarihini öğretirsiniz; ama metodoloji olarak felsefe yapmazsınız.
Hikâye anlatımı nasıl düşünme becerimizden kendiliğinden ortaya çıkıyorsa, felsefe de aynı şekilde düşünme becerimizden doğal olarak doğan bir etkinlik. Bu yüzden erken yaşlardan itibaren felsefe yapmaya başlayabiliriz ve her yaşta yapmaya devam edebiliriz.

Felsefe Yaparken İzlenecek Yöntem
Konu yalnızca bir soruya cevap vermek değil, yansıtıcı düşünebilmek. Bunun ötesinde değerlendirme ve muhakeme eğilimi içinde olmak gerekir: "Ne düşünüyorum?", "Neden böyle düşünüyorum?", "Böyle düşünmekte haklı mıyım?“. Bu sorgulamayı kendi gelişiminin bir parçası olarak görmek.
Bu soruların cevabı için esas olan şey zihnin varlığı. Felsefenin değerli olmasının sebebi de tam olarak bu: Zihnin varlığı ve öz-bilinç üzerinde ısrarcı olması, onun üzerinde çalışmaya teşvik etmesi. Felsefe yaparken kimse çevresine ilgisini kaybetmez, tam tersine bu pratik sürekli dikkatli olmayı gerektirdiği için çevreye ilgisi artar. Bu dikkat, üst biliş gelişimi, yani "öğrenmeyi öğrenmek” için gerekli.
Felsefe "Çekirdek Ders" mi Olmalı?
Aslında felsefe, bir çekirdek ders olmaktan çok, eğitimin merkezinde daha kapsamlı bir şekilde yer alır. Tarihsel olarak birçok akademik disiplin felsefenin dalları olarak başlamıştır. Sonradan felsefeden ayrı yol alsalar da her birinin merkezinde felsefi bir çekirdek kalmıştır. Bilimde ve tarihte "Biz bazı şeyleri nasıl biliyoruz?", beşeri bilimlerde "İnsan olmak nedir?", vatandaşlık eğitiminde “Birlikte nasıl yaşarız?" gibi sorular felsefi boyutta düşünülebilir sorular.
Felsefenin temel alt alanlarından epistemoloji (bilgi felsefesi) üzerinde özellikle durulabilir; çoğu ders bu meseleyi bir şekilde içerir ama yeterince ele almaz. Her dersin içeriğinde, bir konuyu birinin nasıl bildiğine ve öğrendiğine dair epistemolojik varsayımlar bulunur ve bunlardan haberdar olmak öğrenmeyi daha etkin kılar.
Nasıl Uygulanmalı?
Felsefenin genel eğitime entegre edilip edilmeyeceği ya da ayrı bir ders olarak mı yer alacağı bir soru olarak karşımıza çıkar. İdeal çözüm, öğretmenlerin felsefi düşünmeyi destekleyen yöntemlerle öğretmesi. Bunun için öğretmenlerin bu konuda eğitim alması ve entelektüel birikim yapmaya zaman ayırabilmesi geerkiyor. Bir diğer çözüm, okullara dışarıdan uzmanlar getirtmek ya da bu uzmanların öğretmenleri eğiterek alandaki yetkinliklerini artırması. Böylece hem öğrenciler felsefe yapma imkânı bulur hem öğretmenler mesleki gelişim anlamında desteklenir.
Okulunuzda öğretmenlerinizin felsefi düşünmeyi derslerine entegre etmesini destekleyecek bir program arıyorsanız Okul Danışmanlığı hizmetimize göz atabilirsiniz.
Dr. Özge Özdemir, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe mezunu, LTS Eğitim’in (Little Thinkers Society) kurucusu ve 2016’dan beri P4C eğitmeni.



Yorumlar