Felsefe ve Ruha Özen Göstermek
- 31 Mar 2016
- 2 dakikada okunur
Güncelleme tarihi: 10 Ağu
Çocuklar İçin Felsefe (P4C), çocukları bir hikâye etrafında felsefi sorulara yönlendirdiğimiz, "soruşturan topluluk" olarak düşünmeye ve konuşmaya teşvik ettiğimiz bir öğretim yöntemidir. Bugün Avrupa ve Amerika'da bu yöntemi geliştiren ve eğitmen yetiştiren çok sayıda kurum var. Biz de bu yöntemi Türkiye'de hayata geçiriyoruz.
Odise'nin Şurubu
Hemen bir P4C örnek uygulamasıyla anlatalım. Kolaylaştırıcı hikâyeyi paylaşarak başlar.
“Günler süren fırtınadan sonra, Kaptan Odise, savaş gemilerini bilmediği bir adaya demirlemek zorunda kalır. Mürettebat adaya ayak bastığında, Odise en güvendiği askerlerinden birkaçını keşif için adanın iç taraflarına gönderir. Birkaç saat içinde dönmeleri beklenen askerler, bütün gün ve gece geri dönmezler.
Ertesi sabah Odise, en yakın arkadaşı Perimedes'i alarak kayıp askerleri bulmaya çıkar. Ormanın derinliklerinde onlara ulaştıklarında, askerler yerde yatmakta, yanlarında boş tahta bardaklar durmaktadır. Uyandırdıkları asker tek bir şey söyler: 'Biraz daha şurup, lütfen!'
Perimedes, eski gemicilerden dinlediği efsanenin gerçek olduğunu anlar: adada yetişen lotus çiçeğinden elde edilen bu şuruptan içenler hep mutlu olur, hiçbir şey için kaygılanmaz, amaçlarını ve sorumluluklarını önemsemez olur.
Uyanan asker, yerlilerden aldığı bir bardak içeceği Odise'ye uzatır: 'Bunu içmelisin!' Odise bardağı eline alır, burnuna yaklaştırıp koklar ve..."

Hep Mutlu Olmak İyi Bir Şey mi?
Burada kolaylaştırıcı durur ve çocuklara sorar: "Bir an için Odise olduğunuzu, elinizdeki bardağın da bu gizemli içecekle dolu olduğunu hayal edin. Her zaman mutluluk vaat eden bu içeceği içecek misiniz? Her daim mutlu olmak iyi bir şey midir?"
Öğretmen sözünü bitirmeden bir çocuk "Harika bi şey bu, hep mutlu olmak!" der ve bardağı bir dikişte içmeye karar verir. Kısa bir sessizlikten sonra bir başkası itiraz eder: "Hayır, ben içmeyeceğim. Mutluluğu bilmek için mutsuz olmayı da bilmek gerekmez mi?" İlk çocuğun cevabı kısa ve net: "Hiç böyle düşünmemiştim."
Neden "Hiç Böyle Düşünmemiştim" Önemli
Soruya hızlıca verilen ilk cevaplar genellikle bizim otomatik tepkilerimizi yansıtır; kültürel olarak bize aktarılan düşünme biçimlerini çoğu zaman sorgulamadan kullanırız. Bu düşünme biçimleri ayağımıza dolansa, yolumuzu tıkasa bile, sanki başka türlü olması mümkün değilmiş gibi ilerlemeye devam ederiz.
"Başka türlü olması mümkün mü?" diye sorduğumuz an, değişimin başladığı an. "Hiç böyle düşünmemiştim" demek, bu değişime giden yolun ilk adımı. Zihnimizi bu yönde eğitmek, uzun soluklu bireysel ve toplumsal iyileşmenin de habercisi.
Zihnimizi dünyayla ilişkimizde kullandığımız bir alet çantasına benzetirsek, felsefe bu çantadaki temel aletlerden biri; bir duruma farklı yönlerden bakmamızı sağlayan, tamir eden, dönüştüren bir alet. Hikâyeler aracılığıyla felsefi soruların gündeme getirildiği P4C bu ihtiyaca cevap veren bir pedagoji.
"Hiç böyle düşünmemiştim" diyebilmek, gizemli şuruptan daha gizemli olabilir mi? Hep mutluluk vaat etmese de dönüştürme gücüne sahip bu sözler. Neden eleştirel düşünme becerisi çocukken kazanılmasın ki?
Daha fazla bilgi almak için sitemizi ziyaret edin.
Dr. Özge Özdemir, Boğaziçi Üniversitesi Felsefe mezunu, LTS Eğitim’in (Little Thinkers Society) kurucusu ve 2016’dan beri P4C eğitmeni.



Yorumlar